PAYLAŞ

Atıklar ve Çevre

Hazırlayan: Aslıhan ARIKAN, Genel Sekreter, Ambalaj Sanayicileri Derneği

 

ÇEVRE VE ATIK YÖNETİMİNİN GENEL İLKELERİ

Ülkemizde faaliyet gösteren bir işletme/sanayi kuruluşunun çevre ve atık yönetiminin genel ilkeleri çerçevesinde yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için aşağıdaki temel konulara dikkat edilmelidir:

- Atık Yönetimin Genel Esasları,

- Ambalaj Atıklarının Yönetimi,

- Tehlikeli Atıkların Yönetimi,

- Çevresel Etki Değerlendirmesi,

- Çevre İzin ve Lisansları.

İlgili mevzuat ve yapılması gerekenler bu yazıda özetlenmeye çalışılmıştır.

Atık Yönetimi Yönetmeliği - 2015

Bu yönetmeliğin amacı, atıkların oluşumundan bertarafına kadar çevre ve insan sağlığına zarar vermeden yönetilmelerine yönelik esasların belirlenmesidir. Baskı mürekkeplerinin kullanımından kaynaklı atıklar, Tehlikeli Atıklar, Etiketler ve Atık Ambalajlar, bu yönetmelik kapsamında değerlendirilir.

Atıkların geri kazanım sonrasında geriye kalan tehlikeli maddelerin nihai bertarafı için uygun tekniklerin geliştirilmesi ve uygulanması suretiyle atıkların önlenmesi ve azaltılması esastır.

Atık üretiminin kaçınılmaz olduğu durumlarda geri dönüşüm, tekrar kullanım ve ikincil madde elde etme amaçlı diğer işlemlerle atığın geri kazanılması veya enerji kaynağı olarak kullanılması esastır.

Ülkemizde atık yönetmeliği yürürlüğe girdiği esnada, Avrupa Birliği de o güne kadar uygulanmakta olan atık mevzuatını güncelleyerek 2008/98/EC no'lu Çerçeve Atık Direktifi'ni yayınlamıştır. Böylece 5 basamaklı Atık Hiyerarşisi - Önleme/Azaltma, Tekrar kullanım, Geri dönüşüm, Geri kazanım ve Bertaraf resmiyet kazanmıştır.

Parlamentonun ısrarı ile genel kabul gören beş basamaklı Atık Yönetimi Hiye- rarşisi resmi hale getirildi. Bir esneklik sağlanarak, gerektiğinde hayat döngüsü kavramı kullanılarak bu hiyerarşide duruma göre değişiklik yapılabileceği hükmü de direktifte yer aldı. Böylece atık yönetiminin bütünsel bakış açısı içinde değerlendirilmesi gereği resmiyet kazanmış oldu.

Atık Yönetimi Yönetmeliğine geri dönülürse, yönetmelik gereği farklı türdeki atıkların kaynağında ayrı toplanması esastır.

Atıkların lisanslı firmalar dışında yetkisiz kişi, kurum ve kuruluşlar tarafından toplanması, geri kazanılması ve bertaraf edilmesi yasaktır.

Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği - 2004, 2007, 2011 ve 2017

Kapsamı, ahşap, cam, metal, plastik, kağıt/karton ve kompozit ambalajlardır.

Ambalajlar, yeniden kullanılacak, geri dönüştürülecek, geri kazanılacak ve bu işlemleri kapsayan yönetim ve bertaraf aşamalarında çevreye en az zarar verecek şekilde tasarlanmak ve üretilmek zorundadır. Bu şartlara uygunluğunun belirlenmesinde ilgili ulusal ve uluslararası standartlar dikkate alınır.

Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği, piyasaya sürülen bütün ambalajları ve bu ambalajların atıklarını kapsar. Defolu ürünler, fireler, piyasaya sürülmemiş ambalajlar ve benzeri üretim artıklarını, kapsamaz.

Ayrı Bertaraf Edilmesi Gereken Ambalaj Atıkları;

- Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği - 2017

- Tehlikeli Atıklar için Atık Yönetimi Yönetmeliği - 2015

- Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği - 2008

Kapsamında atıkların toplanması, taşınması, ayrılması, geri dönüşümü, geri kazanımı ve bertarafı belirtilen ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır.

Yönetmeliğin Genel İlkelerinden bazıları ise şöyledir;

Kullanılan malzemeye ve oluştuğu kaynağa bakılmaksızın, ambalaj atıkları, çevre kirliliğinin azaltılması, düzenli depolama tesislerinden azami seviyede istifade edilmesi ve ekonomiye katkı sağlanması amacıyla oluştukları yerlerde diğer atıklardan ayrı olarak biriktirilmek zorundadır.

Maddesel geri dönüşümü ekonomik olmayan veya maddesel geri dönüşümü sağlanamayan ambalaj atıkları, enerji geri kazanımı amacıyla işlenir.

Ülke genelinde plastik torba kullanımının, yıllık kişi başına kullanılan adedin 31/12/2019'a kadar 90'ı, 31/12/2025'e kadar ise 40'ı aşmayacak şekilde azaltılması esastır. Çok hafif plastik torbalar, bu hedeflerin dışındadır.

Ambalaj üreticileri;

Bir önceki yıl ürettiği, ithal ettiği, ihraç ettiği, piyasaya sürdüğü ambalajlar ile piyasaya sürdüğü ve/veya ihraç ettiği ürünlerin ambalajlarına ilişkin bildirimler ile bu ambalajların bu Yönetmeliğe uygun olarak üretildiğine ilişkin bildirimleri, ambalaj bilgi sistemi üzerinden doldurarak her yıl Mart ayı sonuna kadar ambalaj bilgi sistemi üzerinden göndermekle,

Madde 9 / 2 (a) Geri dönüştürülmüş madde ve malzemelerin kullanımına ilişkin mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydı ile plastik, kağıt-karton, cam ve metal ambalaj üreticilerinin yurt içinde piyasaya arz edilecek ambalajlara ilişkin üretim proseslerine konu girdilerin bir kısmını aşağıdaki tabloda yer alan oranlarda yurt içinde toplanan atıklardan veya bu atıklardan elde edilen geri dönüştürülmüş malzemeden sağlaması ve bu hususa ilişkin bildirim ve beyanlarını Bakanlıkça belirlenen esaslar doğrultusunda ambalaj bilgi sistemi üzerinden sunması zorunludur. Bu fıkrada belirtilen zorunluluklar, ithal edilen ambalajları ve ithal hammaddelerden üretilen ambalajları kapsamaz.

Ambalaj üretimine ilişkin özel hükümlerin belirlendiği, (a) bendine engel hususları hüküm altına alan başka mevzuat bulunması durumunda ilgili mevzuat hükümlerine uyulur.

(a) bendinde yer almayan malzemelerden üretilen ambalajlar ve kompozit ambalajların üreticileri, bu ambalajların atıklarının yurt içinde geri kazanım kapasitesinin oluşturulmasında piyasaya sürenler ile birlikte sorumludur.

Piyasaya sürenler;

Miktara bakılmaksızın bir önceki yıl piyasaya sürdüğü, ithal ettiği, ihraç ettiği ürünlerin ambalajları için ambalaj bilgi sistemi üzerinden her yıl Mart ayı sonuna kadar bildirimini yapmakla,

Kullandıkları ambalajların atıklarının toplanmasına ve geri dönüşümünün/geri kazanımının sağlanmasına yönelik maliyetleri karşılamakla yükümlüdürler.

Yurt içinde piyasaya sürülen ambalajların toplamı yıllık bin kilogram ve altında olan işletmeler geri dönüşüm/geri kazanım hedeflerinden muaftır.

Piyasaya sürenler geri dönüşüm/geri kazanım hedefini yerine getirmek amacıyla piyasaya sürdüğü ürünlerin ambalajlarına depozito/iade sistemi uygulayabilir veya yetkilendirilmiş kuruluşa sorumluluklarını devredebilir. Bakanlıkça yetkilendirilmiş bir kuruluş bulunmaması durumunda piyasaya sürenler münferit olarak geri dönüşüm/geri kazanım hedeflerini yerine getirirler.

Ambalaj atığı üreticileri,

Ambalaj atıklarını, bağlı bulundukları belediyenin ambalaj atıkları yönetim planına uygun olarak, ayrı biriktirmek ve belediyelerce belirlenen şekilde belediyenin toplama sistemine veya atık getirme merkezlerine vermekle yükümlüdür. Ancak çevre kirliliğine yol açmayacak şekilde ambalaj atıklarını oluştuğu noktada cinslerine göre ayrı biriktiren sanayi işletmeleri ile altıncı bölümde belirtilen toplama sisteminin oluşturulmadığı ve biriktirme ekipmanlarının temin edilemediği yerlerdeki ambalaj atığı üreticileri ambalaj atıklarını çevre lisanslı ambalaj atığı işleme tesislerine verebilirler.

Yetkilendirilmiş kuruluşlar ve depozito/iade sistemi uygulayan piyasaya sürenler, 2018 yılından itibaren en az aşağıda verilen oranlarda malzeme bazlı geri dönüşüm hedeflerine ulaşılmasını sağlarlar:

 

Bakanlık, ambalaj atıklarının yönetimi konusunda bu Yönetmelikte yükümlülüğü bulunan tüm taraflar ile birlikte gerekli tedbirleri alarak 2018 yılından itibaren ülke genelinde en az aşağıda verilen oranlarda malzeme cinsine bakılmaksızın toplam geri dönüşüm ve geri kazanım hedeflerine ulaşılmasını sağlar:

 

 Yetkilendirilmiş Kuruluşla Anlaşma Yapmak: Kuruluş yıllarına göre sıralanmış ÇEVKO, TÜKÇEV, PAGÇEV ve AGED'den herhangi biri ile ya da birkaçıyla birlikte çalışabilme imkanı vardır.

Tehlikeli Atıkların Yönetimi Atık Yönetimi Yönetmeliği (2015) Gereğince Yapılır

14.03.2005 tarihli ve 25755 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği, Atık Yönetimi Yönetmeliği'nin yürürlüğe girdiği tarihten bir yıl sonra (02 Nisan 2016) tarihinde yürürlükten kalkmıştır.

Tehlikeli atıklar başta olmak üzere atıkların yönetimine ilişkin genel çerçeve ve yükümlülükler Atık Yönetimi Yönetmeliği içerisinde yer almaktadır. Bununla birlikte, Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği'nin yürürlükten kalkması sonrasında tehlikeli atıkların yönetiminde uygulama bütünlüğünün sağlanması amacıyla geçici depolama, tesislerin lisanslandırılmasında kullanılan teknik uygunluk raporu, atık ihracatı ve notifikasyon işlemleri ile tesislerin kapatılması ve kapatma planı formatına ilişkin olarak T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirtilen şekilde ve formatlar doğrultusunda iş ve işlemlerin yürütülmesi gerekmektedir.

Geçici Depolama

Tehlikeli atıkların yönetiminde Atık Yönetimi Yönetmeliği'nde yer alan hükümlere göre iş ve işlemler yürütülmeye devam edecektir. Bununla birlikte, Atık Yönetimi Yönetmeliği'nin 13'üncü maddesinin yedinci fıkrasında "Geçici depolama alanlarına ilişkin esaslar Bakanlıkça belirlenir.” hükmü yer almaktadır. Bu hüküm doğrultusunda, ayda 1000 kilogramdan daha az tehlikeli atık üreten atık üreticileri, tehlikeli atıklarını geçici olarak depoladığı/depolayacağı alanları/konteynerleri için geçici depolama izninden muaftır. Ayda 1000 kilogram veya daha fazla tehlikeli atık üreten atık üreticilerinin tehlikeli atıklarını geçici depoladığı alanları/konteynerleri için il müdürlüğünden geçici depolama izni almaları gerekmekte olup alınacak olan geçici depolama izni süresiz olarak verilmektedir. Geçici depolama alanında değişiklik olması halinde geçici depolama izninin yenilenmesi gerekmektedir. Atık miktarına bakılmaksızın geçici depolama alanlarına ilişkin bilgilerin Endüstriyel Atık Yönetim Planı içerisinde belirtilmesi gerekmektedir. Ayrıca, tehlikesiz atık geçici depolama alanları için izin alınmasına gerek görülmemektedir. Tehlikeli atıklar geçici depolama alanında en fazla 180 gün süreyle geçici olarak depolanır. Tehlikesiz atıklar ise geçici depolama alanında en fazla 1 yıl süreyle geçici olarak depolanır. Belirtilen süreler dolmadan atıklar lisanslı atık işleme tesislerine gönderilir.

Daha detaylı bilgi için Bakanlık web sayfasında yer alan Tehlikeli Atık Beyan Kılavuzunu okuyabilirsiniz.

ÇED-Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği (1993, 1997, 2002, 2003, 2008 ve 2014)

Çevreye önemli etkileri olabilecek tüm faaliyetlerin proje-planlama aşamasında bilimsel yöntemlerle incelenmesi, proje uygulama aşamalarında etkilerin ve önlemlerin izlenmesi ve denetlenmesi sürecidir.

ÇED'e tabi projeler için ÇED Raporu, Ek-II'ye tabi projeler için ise tanıtım dosyası hazırlamak ve ilgili makama sunmak; verilen karara göre projeyi gerçekleştirmek gereklidir.

Projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararı veya "Gerekli Değildir” kararı alınmadıkça bu projeler (tadilat dahil) yatırıma geçirilemez.

Ek-I listesindekiler ile Ek-II'de bulunup ÇED gereklidir kararı alınmış projeler için ÇED Raporu hazırlanmalıdır.

ÇED Süreci: Ek-I ve Ek-II listeleri için farklılık gösterir.

Çevre İzin ve Lisanslar Hakkında Yönetmelik - 2014

Çevre Kanunu gereğince alınması gereken tüm izin ve lisanslar bu yönetmelik kapsamındadır.

· Çevreye kirletici etkisi yüksek olan işletmeler - Ek 1

· Çevreye kirletici etkisi olan işletmeler - Ek 2

· Ek 1 ve Ek 2 listesinde yer alan işletmeler öncelikle geçici faaliyet belgesi, daha sonra bir yıl içinde de çevre izni veya çevre izin ve lisansı almak zorundadır.

· Ek-1 listesi için Bakanlık,

· Ek-2 listesi için İl Müdürlükleri tarafından verilir.

· Çevre izni veya çevre izin ve lisans başvurusu, Ek-1 listesinde yer alan işletmeler için çevre danışmanlık firmaları ya da çevre yönetim birimi tarafından, Ek-2 listesinde yer alan işletmeler için çevre danışmanlık firmaları, çevre yönetim birimi veya tesiste istihdam edilen çevre görevlisi tarafından yapılır.

· İzinler 5 yıl süre ile geçerlidir.

· "Baskı” yapan işletmeler Ek-2 listesinde yer almaktadır. İl Müdürlüklerine danışıldıktan sonra, gerekiyorsa izin işlemlerine başlanmalıdır.